İzleyiciler

18 Aralık 2013 Çarşamba

L'Oréal Skin Perfection Kusursuzlaştırıcı Bakım Serisi ile Güzellik Gündemimiz Değişiyor



Makyaj aynası karşısında renkli kozmetik ürünlerinden hangilerini kullanacağıma karar vermek eğlenceli bir uğraş olsa da, uzun saatler boyunca hazırlanmak bana göre değil. Bunun yanı sıra özellikle cildime uyguladığım makyaj ürünlerinin o yoğun yapılı halleri, belki anlık olarak cildimin görüntüsünü değiştiriyor olabilir ancak hem gün içerisinde yenilemem gereken bir zahmete beni sokuyor hem de gün sonunda kirlenmiş cildimi temizlerken cildimin ne kadar nefes almaya muhtaç kaldığını bana hissettiriyor. Cildim benim için mühim. Biliyorum ki stresi ekarte ettiğim ve düzen içinde uyum yarattığım bir yaşam ona vereceğim en büyük mükafat. Ancak günümüzde stresi yenmek adeta bir sanata dönüşmüşken, benim bu düzeni her zaman yakaladığım doğrusu söylenemez. Bu yüzden cildim için onun bakımına önem vererek doğru ürünleri kullanmaya çalışıyorum.

L'Oréal Paris 20-30 yaşlar için Skin Perfection Cilt Kusursuzlaştırıcı isminde yeni bir bakım serisi yarattı. Bu seride; Skin Perfection Cilt Kusursuzlaştırıcı Serum, Skin Perfection Cilt Kusursuzlaştırıcı Günlük Nemlendirici ve hafif yapısıyla sevdiğim Skin Perfection Cilt Kusursuzlaştırıcı 6’sı 1 arada BB Krem bulunuyor. 20-30 yaş aralığındaki ciltlere hitap eden bu seri; yorgunluk, stres ve çevre faktörlerin cilde bıraktığı kusurlarla savaşmayı göze alıyor. Bu serinin ürünlerine sırayla değinmek istiyorum.

L'Oréal Skin Perfection Nemlendirici Bakım Kremi: İçeriğindeki Perline – P ile cilt dokusunun yenilenmesine yardımcı olurken, aynı zamanda cildin ihtiyaç duyduğu nemi de sağlıyor. İlk izlenimde en etkileyici noktası bıraktığı yumuşaklık oldu. Gün içerisinde karma cildimi yağlandırma yapmaması da benim açımdan büyük bir artı. 1 haftada gözenekleri sıkıştırma ve 1 aylık kullanımda cilt tonu eşitleme başarısı var. Nemlendirme yönünden hızlı davranması beni etkiledi. Cildime anında nem sağladı. Emilim sürecini de hızlı buldum. Hafif ve hoş kokusunun yanı sıra, ambalajının da çok şık olduğunu belirtmeden geçmemeliyim.

L'Oréal Skin Perfection Serum: Cildimiz her zaman önem vermemiz gereken öncelikte. Yoğun yapılı fondötenleri uyguladığımda cildimin kusurlarının örtüldüğünü görmek, elbette aynada kendimi iyi hissetmemi sağlıyor fakat bunu yaparken cildimi giderek daha sağlıksız bir görünüme terk ediyor oluşum, kapatıcılığı yüksek makyaj ürünlerinin zamanla cildimin kalitesi düşürmesine yol açıyor. Böylece var olan gözenek problemim daha da belirginleşerek, kaçtığım o görüntüye cildimi mahkum ediyor. Cildimin ton farklılıklarını ve özellikle yanak bölgemdeki kızarıkları daha yoğun hale getirmesi de cabası. Benim istediğim ise, cildimin o donuk görüntüsünün gidermek, renk eşitsizliklerini ortadan kaldırmak ve gözeneklerimi sıkılaştırarak cildimde sağlıklı bir aydınlıklık sağlamak. Yaşadığım şehrin havası, beslenme tarzım, genetik köklerim, yaşam biçimim ve hatta hormon dengem... Biliyorum ki birçok faktör cildimi etkiliyor. Tüm bu etkileri elimden geldiğince iyi bir noktaya getirmeye çalışıyorum ama bir yandan da isteklerimi bana başarıyla sunan bir ürünün bakımından destek alıyorum. Perline - P  ve LR2412  formülüne sahip L'Oréal Skin Perfection Serum'un gözenek sıkılaştırıcı ve cilt tonunu eşitlemedeki başarısı ve bu denli hafif yapılı bir ürünün imzası olması oldukça etkileyici. İster cilt kusursuzlaştırıcı nemlendiriciden önce  kullanın, ister tek başına isterseniz de benim yaptığım gibi geceleri yatmadan önce uygulayın. Yoğun yapılı olup cildin emilme sürecini uzatan formda değil. Hafif akışkan yapısını cilt kolay emiyor. Bu yüzden geceleri de rahat bir kullanım sunuyor. Kan dolaşımını hızlandırıp daha iyi etki etmesi içinde mutlaka masaj şeklinde uyguluyorum. Ambalajı kullanıcı dostu, pratik tasarıma sahip. Çantamda veya seyahat sırasında valizimde taşımak istersem de korumalı kapağına sahip olması küçük ama etkili bir ayrıntı. Komedojenik olmadığı için tüm cilt tipleri rahatlıkla kullanabilir.

L'Oréal Skin Perfection Cilt Kusursuzlaştırıcı 6'sı 1 arada BB Krem bana makyajın ağırlığını hissettirmeden daha sağlıklı bir cilt etkisini verdiği ve en büyük sorunum olan cilt renk eşitsizliklerimin üstesinden, hafif yapısına rağmen başarıyla geldiği için, itiraf etmeliyim ki sahip olduğum diğer ürünlerden daha fazla sevmeme neden oldu. İlk kullanımda dahi cildime bakım yapmayı hissettiren yapısını sevdiğim gibi o hoş kokusu da bu hissimi destekliyor nitelikte. UV koruması 25 SPF ile güneşin zararlı etkilerinden koruyucu özelliğinde. Böylece güneşe çıktığımda da rahatlıkla kullanabiliyorum. Cildime uyan tonu “Açık Ton”. Homojen bir şekilde cildimdeki kusurları kapatıp geniş gözeneklere çare olan nitelikte. Skin Perfection Günlük Nemlendirici'yi masaj hareketleriyle uygulayıp birkaç dakika cilt emiliminden emin olduktan sonra BB Krem’i uyguluyorum. Sonuç gerçekten memnun edici.

Pürüzlerden arınmış ve övünebileceğiniz kusursuz bir cilt için gerekli olan güzellik iksirini sevimli pembe ambalajlarına sıkıştıran L'Oréal Skin Perfection Kusursızlaştırıcı Bakım Serisi ile güzellik gündemimiz değişiyor olabilir. Sağlıklı beslenme, zindelik için iyi bir fitness programı ve stresle baş etmeyi öğrenmenin yanı sıra cildimiz için yapabileceğimiz en kolay iyilik de, cilt bakımında yeri hissedilen L'Oréal Skin Perfection Kusursızlaştırıcı Bakım Serisi'ni eklemek olacaktır. Üstelik cep yakmayan uygun fiyatı ve her yerden kolaylıkla erişebilirliği ile bize daha yakın.

Ayrıca Kusursuz Cilt Hareketi’nin bir parçası olan Meriç Küçük, Gamze Biran ve Nil Ertürk de, Skin Perfection deneyimine 3'er takipçisini dahil etti. Bloggerlar ve seçtikleri 3'er takipçi, 1 ay boyunca Skin Perfection ürünlerini kullanıp, deneyimlerini http://skinperfection.lorealparis.com.tr’den paylaşacaklar.

Cildinizle ilgili hızlı ve pratik bir analiz yaptırmak için: http://prod.webapps.cb.otstc.eu/skinperfection/app/#/upload_choice_mode/tr_TR adresine fotoğraf yükleyip, cilt analizi yaptırabilirsiniz.

L'Oréal Skin Perfection Kusursızlaştırıcı Bakım Serisi'nin detaylı videosunu izlemek için:
http://www.youtube.com/watch?v=MNBceLixkg0 tıklayabilirsiniz.

İçerik: miskinkek.blogspot.com

Bir boomads advertorial içeriğidir.

26 Kasım 2013 Salı

Bunu Blogumda Paylaşabilirim. Hürriyet Benim.

Hürriyet; gündeme dair cesur bir projeyle karşımızda. TBWA\ISTANBUL'un hazırladığı proje kısa zamanda oldukça ses getirdi. Din, dil, ırk, cinsiyet ayırt etmeden bireysel özgürlükleri konu alan projenin amacı Türkiye'nin dört bir yanından insanların hürriyetlerini dile getirmeleri ve seslerini duyurmaları...

Bu proje katılımcıların kendi hürriyetlerini anlatmaları için tasarlandı, katılımcılar videolarını oluştururken ilham versin diye de bir film hazırlandı.
 
Hürriyet, herkesi kendi hürriyet cümlelerini yazmaya ve hürriyet şarkılarını yaratmaya davet etti. Kullanıcılar içinde kendi fotoğraflarının da olduğu hürriyet filmleri yaratabiliyor ve bu filmleri sosyal medyada dilediğince paylaşabiliyor. Ayrıca seçtikleri mesaj ve fotoğraflarından oluşan bannerı hurriyet.com.tr sayfalarında yayınlanıyor. Kısaca proje tamamıyle interaktif bir proje olarak kurgulandı. www.hurriyetbenim.com üzerinden ilham verici videoyu seyredebilir, kendi video ve bannerınızı yaratabilirsiniz.

"Hürriyet Benim" filmi, daha TV’ye çıkmadan viral olarak sosyal medyada gösterildi ve çok kısa sürede yayılarak; sosyal medyada konuşulmaya ve paylaşılmaya başlandı. Kullanıcıların katkılarıyla yapılan klipleri Twitter'dan #hürriyetbenim hashtag'iyle takip edebilirsiniz.

Ben de kendi videomu oluşturdum ve benim için hürriyetin ne demek olduğunu anlattım. İzlemek için;

Bir boomads advertorial içeriğidir.

16 Kasım 2013 Cumartesi

Garnier Nem Dengesi Matlaştırıcı Sorbe





Merhabalar, özellikle de mevsim geçişlerinde çoğu bakımlı bayanın ortak şikayeti; ciltteki yağlanma! Özenerek yapılan makyajın yağlanmaya yenik düşmesini kim ister ki?

Bunun için Garnier Nem Dengesi Matlaştırıcı Sorbe ile yağlanma kontrol altında! Klasik nemlendiriciler cildinizi nemlendirirken maalesef yağlandırıyor da. Cildiniz klasik bir nemlendiriciden daha fazlasını hak ediyor. Daha fazlasını da Garnier yapmış, bir göz atalım ne dersiniz?

Kullanışlı ve şık ambalaj tasarımıyla daha kapağını açmadan gönülleri fetheden sorbe, kapağını açtığınızda mis kokusu ve yeşil çay yapraklarından aldığı açık yeşil rengiyle de büyülüyor. Kokusu, kokuya karşı hassasiyeti olanları rahatsız etmeyecek kadar hafif.

Ürünü sabah-akşam temizlediğiniz cildinize uyguluyorsunuz. Su bazlı yapısıyla cilde çok kolay yayılıyor, böylece diğer kremlere nazaran çok daha az ürün yeterli oluyor.

Ürünün en sevdiğim özelliği, yukarıda da belirttiğim gibi su bazlı olması ve paraben ve türevlerini içermemesi. Ayrıca içerdiği yoğun bitki özleriyle cildin dışarıdan beslenmesine yardımcı oluyor.

- Karma ve yağlı ciltlerin ihtiyaçlarına özel olarak geliştirilen Nem Dengesi cildinize özel yenilikçi dokusu ile klasik nemlendiricilerin bir adım ötesi. Artık nemlendiricileri; nemlendiriciler ve yeni nesil nemlendiriciler olarak ikiye ayırmanın vakti geldi!
- Hepimizin bildiği gibi, cildimiz için çok faydalı yeşil çay özlerinden oluşturulmuş ve besleyiciler açısından zengin nemlendirici anında nem artışı ve 24 saat nemlendirme sağlayarak cildin kaybettiği nemi kazanmasına yardımcı olurken; bir ay içerisinde cildin doğal nem dengesine kavuşmasına yardımcı olur.
- Ürünü sabah makyajdan önce baz olarak uyguladığınızda mevsimsel şartların getirdiği nemsizliği  alıyor ve gün içinde özellikle T bölgesindeki parlamayı-yağlanmayı engelliyor, akşam makyajınızı temizlerken bile makyajınızın sabitlendiğini fark ediyorsunuz.
- Bununla da kalmıyor, sorbe cilt rengini eşitleyip pürüzsüzleştiriyor.
- Bir aylık düzenli kullanım sonunda da doğal nem dengesine kavuşmuş, bebek cildi gibi bir cilde sahip oluyorsunuz.
- Hafif sorbe dokusu yağ içermiyor ve hızlıca emiliyor.
- Yağlanmayan cilde gün boyu süren tazelik ve temizlik hissi veriyor.
• Dermatolojik olarak test edilmiş ürün, hassas ciltlere uygun yapıda.

Diğer Garnier ürünlerinde de olduğu gibi, sorbe her bütçenin rahatlıkla edinebileceği bir fiyatla satışta; 50ml lik ambalajında 14,99 TL.

Vaatlerini fazlasıyla gerçekleştiren Garnier Nem Dengesi Serisi yenilikçi dokularıyla farklı cilt tiplerine mükemmel uyum sağlıyor. Siz de serinin diğer ürünlerinden cildinize uygun olanını seçip tazeliğin keyfini çıkarabilirsiniz;

- Yağlı ve Karma Ciltler için Matlaştırıcı Sorbe
- Normal ve Karma Ciltler için Ferahlatıcı Krem
- Kuru Ciltler için Besleyici Balsam
- Mat Ciltler için Canlandırıcı Jel Hassas Ciltler için UV Korumalı Losyon

Garnier hem kaliteli hem uygun fiyatlı ürünlerine yenilerini eklerken, doğayı da unutmamış. Ürün kutusunda FSC onaylı karton kullanarak doğaya saygısını göstererek doğa severlerin de sevgisini kazanıyor.

Ürünün reklam filmini buradan izleyebilirsiniz. Garnier'in birbirinden güzel yeni ürünlerinden haberdar olabilmek için de Garnier Facebook sayfasını beğenebilir ya da Garnier Twitter hesabını takip edebilirsiniz.

İçerik: www.mamontenka.com

Bir bumads advertorial içeriğidir.

7 Ekim 2013 Pazartesi

Mim

Makyajsever yazmayı unutunca, mimleyeyim de yazacak bahanesi olsun diye düşünmüş olmalı Özi :) Yoksa toptan unutulacağız. Teşekkürler böcecim :*



1-En çok incindiğin/kırıldığın kelime?

Sorunun kelime diye sınırlandırılması iyi olmuş. Durum denseydi saya saya bitiremezdim sanırım. Fazla kırılganım galiba. En sevmediğim durum kendimi anlatamamak olduğundan sanırım en sevmediğim kelimeye "anlamıyorsun" diyebilirim. Durum hep tam tersi oluyor aslında.

2-''Herkesin kullandığı bir kelime olur, ama senin için bir insan olur, o özel insan o kelimeyi kullanınca alınırsın'' ne düşünüyorsun?

En yakın arkadaşım, dostum hatta kardeşim dediğim insandan duymadıkça hiçbir kötü söz çok fazla yara açmaz bende. Benim için o özel insan sevgili vs değil bahsettiğim arkadaşımdır. Çok şükür ki 10 yıllık mazimizde can acıtacak hiçbir durumumuz olmadı, umuyoruz olmayacak da. 

3-Seni en çok duygulandıran şarkı?


Bundan 1 sene öncesine kadar 5 senedir beraber olduğum sevgilimle pek dinlerdik bu şarkıyı. Şimdi ikimizi de eller aldı, eller öpüyor.

4-Daha önce seni bırakan birisi geldi senden ikinci şans istedi sende verdin ama buna rağmen yine bırakıp gitti... Şimdi pişman! ne yaparsın ne hissedersin?

Orta parmak derim.

5-Nefret mi Aşk mı?

Sevgilim var ama aşık mıyım bilmiyorum. Şu an için nefret ettiğim bir kimse de yok hayatımda. Yani benim için ikisi de cevap olabilecek bir seçenek değil.

6-Birinin kalbini kırdığında nasıl gönlünü alırsın?

Güzel bir özür, türlü şebeklikler... Genelde kırmak suretiyle kalplerle pek uğraşmam. 

7-Nasıl ağlarsın bağırarak mı? içine akıtarak mı?

Uzuuuun zamandır ağlamıyorum. Duruma ve bulunduğum ortama göre değişir tabii ağlama stilim. Yalnızsam bağırmak ne kelime haykırarak da ağlayabilirim. Ama sessiz ağladığım da olur. Bu genelde ortada sebep yokken ağladığımda olur. Yani ağlamalarım çoğu zaman sağanaktır.

8-En korktuğun şey?

Çoğumuzun en korktuğu şey birilerinin ölümüdür, kendi ölümüdür. Buna ek olarak yanarak ölmekten çok çok çok korkuyorum. 

9-Ruhun sıkıldığında ne yapmayı seversin? Kendini nasıl sakinleştirirsin/dinlendirirsin?

Ruhum sıkıldığında zaten yapacak bir şey bulamıyorum demektir. Şunu yaparım bunu yaparım demek saçma olacaktır. Bir şeylerle uğraşıyorsam ruhum zaten sıkılmaz. Ha çok da sıkılırsa oturur ağlarım sonra da uyurum.

10-Bazen kızılmasından hoşlanırsın peki en çok ne için kızılmasını seversin?

Hiçbir koşulda kızılmasın bana. 

11-Şiir/müzik/öykü/deneme?

Bir Türkçe Öğretmeni olarak ne şiir ne öykü ne de deneme diyorum malesef. Kitap da okurum ama müzik dinlemek hepsinden daha çok zevk verir. Ayrıca şiir okumayı/dinlemeyi hiç sevmem.

12-En son ne için ağladın?

Cenazede ağlamıştım. 3-4 ay olmuştur sanırım. O zamandan beri ağlamadım. Ki ağlama kabiliyetimi kaybettim diyebilirim.

13-Birinden hemen etkilendiğin özellik?

Güzel diksiyon. Etkili ses tonu. Gülümseyen bakışlar.

14-Dayanamadığın şey?

Sağımda solumda önümde arkamda 100 metre yakınımda sakın çiğnenmesi!!!

15-En sevdiğin duygu?

Hmm... Bilemedim. Huzur olsun yeter. 

:*

9 Eylül 2013 Pazartesi

Pastel Sparkle Eyeliner

Merhaba,

Pastel'in bu bol simli eyeliner'ını alalı birkaç ay kadar bir zaman oldu. Aldığımdan beri de düzenli bir şekilde (haftada 1-2 defa) kullanıyorum.


Ürünün sevdiğim bir çok yönü var.
  • Sürdüğüm andan sildiğim ana kadar sabit kalıyor. Akma, silinme gibi bir sorun yaşatmıyor.
  • Fırçası itibariyle sürümü oldukça kolay. 
  • Tek kat sürüldüğünde renk yoğunluğu yeterli oluyor. İkinci defa üstünden geçmeye gerek yok.
  • Simli oluşunun hakkını veriyor. Simler gayet belirgin.



Sevdiğim yönlerinin yanı sıra birkaç tane de sevmediğim şey var Pastel eyeliner'da.

  • Sürümü oldukça basit fakat temizlemesi epey can sıkıcı. Bulaşma konusunda oldukça başarılı :)
  • Simlerin yoğunluğu nedeniyle hassas göz kapağında temizleme esnasında biraz acı duyulabilir.
  • Ufacık bir el titremesi o günün mahvolduğunun habercisi demektir. Çünkü bu eyeliner hata kaldırmıyor. Pamuklu çubuk ile kıyıdan köşeden sileyim gibi bir duruma müsadesi yok kesinlikle.



Duruşu, simlerinin yoğunluğu, kalıcılığı, kolay sürümü gibi özelliklerle benim için oldukça sevilen bir ürün oldu kendisi. Belki de daha iyi bir makyaj temizleyiciye ihtiyacım vardır, kim bilir!
Fiyatını net olarak hatırlayamasam da 15-18 tl arası olduğunu anımsıyorum. 

Sevgiler.


8 Eylül 2013 Pazar

En Kötüsü De Ne Yapacağını Bilememek

Şu sıralar "Dünyanın ne yapacağını en az bilen insanı" kategorisinde Guinness'e aday olsam yeridir! Elimi nereye atsam bilemedim. Her durum iki ucu boklu değnek gibi geliyor. 


Blog'dan da öyle bi uzaklaştım ki. En kısa zamanda dönüş yapmak istiyorum. Aslında her gün bloglovin'deyim, hepinizin takibindeyim. Ama fotoğraf çekmek, bir şeyler yazmak o kadar zor geliyor ki. Bir de yeni yeni bir dünya blog türemiş. Tekrar bu dünyaya karışmak, ne bileyim zor geliyor işte.


Bu arada Eğitim Fakültesi mezunu olup tekrar Eğitim Fakültesi'nde başka bir bölüme başlayan var mı?

4 Eylül 2013 Çarşamba

Sen Tarzını Paylaş, Veet Gardrobunu Yenilesin!

Hissettiği Gibi Giyinerek Tarzını Paylaşanlar, Veet'ten 500 TL veya 50 TL'lik Alışveriş Yapma Hakkı Kazanıyor

Kadınların giyim kararlarında öncelikle pürüzsüz bir cilde sahip olmanın ne kadar etkili olduğunu keşfeden Veet, 'Hissettiğin Gibi Giyin' sloganıyla yeni bir kampanyaya başladı. Kampanya kapsamında Veet kadınlarının Instagram veya Facebook'taki fotograflarıyla katılabilecekleri bir stil yarışması hayata geçiriliyor.

Kişilerin hissettikleri gibi giyinerek oluşturdukları günlük tarzlarını paylaşarak katılacakları yarışmada kazananlar gardroplarını yenilemek üzere alışveriş kuponları kazanyor. Veet'in yeni reklam yüzü Bade İşcil Süalp'in jüriliğini yapacağı yarışmada, Bade'nin seçeceği bir kişi her hafta 500 TL'lik alışveriş yapma hakkı kazanırken, en çok oy alan 10 kişi de 50 TL'lik alışveriş kuponu kazanıyor.

Kullanıcılar yarışmaya katılmak için hissettikleri gibi giyindikleri fotoğraflarını http://veetilehissettigingibigiyin.com/ adresinden bağlanarak veya www.facebook.com/veetturkiye'de yer alan uygulamaya girerek gönderecekler. Instagram'la yarışmaya katılmak için Instagram'a yüklediğiniz fotograflarda #hissettigingibigiyin hashtagini kullanmak gerekiyor. Kullanıcılar, Facebook albümlerinden  seçtiğiniz bir fotograf veya Instagram'daki hashtagli fotograflarını uygulamaya yükledikten sonra katılım formunu eksiksiz doldurarak ödül kazanma hakkı elde edecekler.

Her hafta yüklenen fotoğraflar arasından Bade İşçil'in seçeceği 1 kişiye 500 TL'lik alışveriş yapma hakkı hediye edilecek. Bunun yanı sıra her hafta fotoğrafları en çok oy alan 10 kişi 50 TL'lik alışveriş yapma hakkı ve yarışmada en çok oy veren 10 kişi Veet Hediye Sepeti kazanacaktır.

Bade İşçil Süalp'in reklam yüzü olduğu Veet, bu yarışma ile birlikte hem takipçileriyle aktif bir diyalog kuracak hem de hediyeleri ile onları mutlu edecek. http://veetilehissettigingibigiyin.com/ 'dan veya www.facebook.com/veetturkiye adresinden ulaşılabilecek yarışma 20 Ağustos 2013 tarihinde başlayıp 24 Eylül 2013 tarihinde sona erecektir.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

15 Ağustos 2013 Perşembe

Arko Nem, Facebook Sayfasında Ayça Şen'i Ağırlıyor!


Arko Nem, Facebook’taki takipçilerine keyifli bir yaz yaşatmak amacıyla yürüttüğü 1 Konu 1 Konuk projesinde bu hafta “Yaza devam” diyen Ayça Şen’i ağırlıyor.

Sosyal medyanın sevilen isimlerini Facebook sayfasında ağırlayarak takipçilerinin daha keyifli bir yaz yaşamalarına yardımcı olan Arko Nem, blog yazarı Alışveriş Cini’nden sonra yoluna Ayça Şen ile devam ediyor. 12-18 Ağustos tarihleri arasında 1 Konu 1 Konuk projesi kapsamında Arko Nem sayfasını yönetecek olan Ayça Şen, “Yaza devam” diyor ve kendi deneyimlerinden de yola çıkarak eğlenceli konulara değiniyor. Ayça Şen ayrıca, takipçilerden gelen soruları da bizzat çektiği eğlenceli video ile yanıtlıyor.

Siz de ünlüleri ağırlayan 1 Konu 1 Konuk Projesi’ni yakından izlemek ve 1 hafta boyunca Ayça Şen ile keyifli vakit geçirmek istiyorsanız Arko Nem Facebook sayfasını takip edebilirsiniz.


arkonem-aycasen
Bir bumads advertorial içeriğidir.

10 Mayıs 2013 Cuma

İndirim Alışverişi

Bütün gün blog listemde "Watsons Alışverişim" "Gratis Alışverişim" başlıklı yazılar döndü durdu. Gözümün önünde binlerce lira kozmetiğe yatırıldı. Küçük bir şehirde yaşıyorum Watsons Gratis yok tamam ama canım çok çekseydi gerekirse komşu şehre gider yine de o alışverişi yapardım. Ya pintileştim ya da kozmetiğe artık ilgim azaldı. Uzun zamandır ihtiyacımdan fazlasını almıyorum. Sağlıklı mıyım? Kesinlikle! :) 



Aldıklarınızı güle güle kullanın hatunlar! :)

Max Factor False Lash Effect Rimel / Black

Merhaba,

Rimel konusunda hiçbir zaman tatmin olamayan kişilerdenim. Sanırım birçoğumuzda aynı özellik var. O yüzden bitirdiğim rimeli tekrar almak yerine yeni ürünler keşfetmeyi seviyorum. Son olarak daha önce Masterpiece rimelini kullandığım Max Factor markasına yöneldim. 


Fırçası resimde görüldüğü üzere epey kalın. Alt kirpiklere uygulamada zorluk yaşatıyor bu yüzden. Kirpik diplerinde de rahat uygulama sağladığını söyleyemem. Biraz daha ince olmasını tercih ederdim. Fakat plastik oluşu benim için büyük bir artı. 

Rimelle ilgili ilk izlenimim pek iyi olmadı. İlk etapta sanki kurumaya yüz tutmuş bir rimeli kullanıyormuşum hissine kapıldım. Max Factor yetkililerinden bu rimelin yapısının ne çok sıvı ne de çok kuru olduğunu öğrenince benimkinde bir sıkıntı olduğunu düşündüm. Bu sorun bir çözüme kavuşmadı. Fakat rimeli kullanmaya devam ettikçe yapısında incelme-sıvılaşma meydana geldi. Yine de tam anlamıyla memnun olduğumu söyleyemem. 


(Gözümün rimelsiz içler acısı hali için üzgünüm :p )

Rimelde kat kat uygulamayı sevmiyorum. O kalıp görüntü hoşuma gitmiyor. Fakat yokmuşçasına görüntüyü de sevmiyorum. False Lash Effect'i sürdüğüm anda verdiği yeterli hacimden dolayı çok sevdim!


Sol tarafta daha yoğun uygulanmış ve bariz şekilde yapışmış kirpikleri, sağda ise iki kat kararında sürülmüş her ne kadar fotoğraftan öyle görünmese de tel tel ayrılmış kirpikleri görüyorsunuz. 
3 katta soldaki gibi ağırlaşmış kirpikler yerine 2 katta sağdaki görüntüye sahip olmak daha cazip. 
Yani False Lash Effect rimel 3 kat uygulamaya müsade etmiyor, kirpikler yer yer birbirine yapışıyor. (Bendeki ürünün sıkıntılı olabileceği ihtimali de var tabii. Kurumaya başlayan rimel elbette ki yapıştırır.)


Su geçirmez özellikte bir ürün değil ama temizleme konusunda gerçekten zorluyor. Hatta birçok kişiden kirpik döktüğüne dair yorumlar aldım. Bence böyle bir sorun oluşturmadı. Yaklaşık 3 haftadır kullanıyorum. 

Kısacası 2 katta verdiği görüntü benim için muazzam. Hatta şimdiye kadar kullandığım rimellerin içinden en sevdiğim diyebilirim. Fakat "işte bu" diyemem. Çok sevdim ama aşık olmadım, tutulmadım. Görünen o ki bittiğinde başka bir rimelle yoluma devam edeceğim.

Sevgiler.

*Fiyatı 45 tl.

8 Mayıs 2013 Çarşamba

Vichy Idealia BB Krem Deneyimleri

BB kremleri duymayanınız kalmamıştır artık sanırım. Vaat ettikleriyle renkli nemlendiricilerin de ötesine geçen bu BB kremler ne işe yarar? Önce işe bununla başlayalım.

BB kremlerin renkli nemlendiriciden farkı aynı zamanda cildinize bakım da yapıyor olmalarıdır. Vichy Idealia ise diğer BB kremlerden farklı olarak kırışıklık görünümü üzerinde de etkili olduğunu söylüyor. Vichy Idealia BB kremin faydalarını şöyle sıralamış:

- Işıltı vermesi
- 24 saat nemlendirmesi
- Kırışıklık görünümünü azaltması
- Cilt dokusunu düzeltmesi
- Koyu leke görünümünü azaltması
- UVA/B ışınlarına karşı koruması

Gelelim benim kişisel yorumlarıma:
BB kremi bugünkü makyajımda kullandım. Altına nemlendirici uygulama gereği duymadım, çünkü nemlendirmesi benim için yeterli geldi. Ki kuru ciltli bir insan olduğum düşünüldüğünde bu benim için güzel bir avantaj oldu. Idealia BB kremin iki renk seçeneği var ve benim deneyimlediğim açık ton. Başlarda acaba pembe alttonlu cildime sırıtır mı diye düşündüm ancak bu BB krem cildinizle bütünleştiğinde nötr bir hal alıyor ve o yüzden duruşu da gayet cildinizle bütünleşmiş oluyor.

Benim için en önemli noktalardan bir tanesi ise güneş koruma faktörünün bulunması. Vitiligo rahatsızlığımdan dolayı mutlaka güneş koruması kullanmam gerek ve günlük nemlendiricilerde ya da makyaj malzemelerimde böyle bir özellik bulunmasını öncelikle tercih ediyorum.

Fotoğraflarda da BB kremin cildimde nasıl durduğunu gözlemleyebilirsiniz.

Ben Vichy’nin BB kremini gayet başarılı buldum. Sizler de BB krem arayışı içerisindeyseniz Vichy Idealia BB kreme bir şans verebilirsiniz…

40 ml Vichy Idealia BB Krem’in tavsiye edilen tüketici satış fiyatı ise 49.90 TL.

https://www.facebook.com/VichyTurkiye
https://twitter.com/VichyTurkiye

İçerik: www.boyaynasindaben.com

Bir bumads advertorial içeriğidir.

2 Mayıs 2013 Perşembe

Pastel'li Bahar Günleri / Gün 1 No:143

Pastel havaların ısındığı bu bahar günlerine yakışacak bir koleksiyon çıkardı! 6 renkten oluşan bu koleksiyon denemem ve blogumda yer vermem için marka tarafından gönderildi. Öncelikle bu güzel seriyi oluşturup tanımamızı ve tanıtmamızı sağlayan Pastel'e teşekkürler. 

İlk olarak dikkatimi çeken renk sarı oldu. 


(Tırnaklarımın şu anki biçimsizliği için özür dilerim. Biliyorum pek iç açıcı fotoğraflar olmayacak fakat uzamasını bekleseydim yapacağım tanıtımın pek bir anlamı kalmayacaktı.)

Oje kesinlikle tek katta sür çık tarzı bir kıvama sahip değil. 3 ince kat olacak şekilde uyguladım tırnaklarıma. 2 kalın katta da yeterli örtücülüğe ulaşılabilir. 


Pastel ojelerin kalitesini genel olarak seviyorum. 
Kıvam&kuruma hızı bakımından bildiğimiz Pastel kalitesinde. 
İçerisinde sim/ışıltı barındırmıyor.
Yapısı taptaze ki zaten üretim tarihini etikette görüyoruz.



Şişeleri ilk gördüğümde yazı puntosunun değiştiğini fark ettim. Eski serilerde PASTEL baskısı daha ortada, daha farklı bir yazı stili var. Bu da böyle dikkatli bir insan oluşumun kanıtıdır! :)

Seriyi her güne bir farklı oje denk gelecek şekilde yazacağım. Sıradaki hangi renk olsun?

30 Nisan 2013 Salı

BAKIMLIYIM BAKIMLISIN BAKIMLI: !!! Dermobakim.com İşbirliği ile Tam 7 Kişiye Hedi...

Bakımlıyım bakımlısın bakımlı blogunun sahibi süpper bir çekiliş yapıyor! Katılmadan yapamadım. Siz de katılmak isterseniz aşağıdaki yazıyı inceleyiniz. Açıklama direkt blogdan alınmıştır.


Merhaba ;

Dermobakim.com 'u artık hepimiz tanıyoruz. Pek çok kozmetik ve dermokozmetik markanın eczane güvencesiyle  ama eczane fiyatının çok çok aşağısında alınabileceği bir site.

En sevdiğim Dermalogica ,  FDA onaylı Benev ve daha pek çok cilt bakım ürünleri markası  Dermobakım ' da %15 den  %50'ye kadar olan indirimlerle satışta. ( Mesela bu aralar Benev'de çok güzel bir kampanya var ve tüm ürünler %20 indirimli, Ya da oje severler için Sally Hansen'da ikinci oje bedava kampanyası var, kozmetik olsun diyorsanız da piyasadaki en uygun fiyatlı Physicians Formula ürünleri yine Dermobakim.com 'da )

Bu  hediye etkinliğinde tam 7 kişi aşağıdaki ürünlerden birinin sahibi olacak



(Ürünlerin ismine tıklayarak daha ayrıntılı inceleyebilirsiniz)

"DERMALOGICA "
 Her saç tipi için parlaklık veren, suni koku ve renklendirici içermeyen nazik, günlük bir şampuan. Seveni çok ve özellikle de makeupalley'de yüksek puan almış.
Yağlı ve problemli ciltler için uygun ; cildi pürüzsüzleştiren, büyümüş gözenekleri hedef alan , yağsız özel formüle sahip bakım kremi.

"BABE"
 Blogumda da yazısını bulabileceğiniz çok iyi bir güneş kremi. Sivilce, kızarıklık vb sorunlar yaratmıyor, tam yağlı ciltlere göre. Ayrıca cruelty free
Makyaj öncesi ve sonrası kullanılabilen; cildi koruyan ve yatıştıran ; nar özü , beyaz yeşil çay  ve deniz yosunu özleri içeren sprey
 Hydreane bb kremin seveni çok. Bu kofrede  ise yine aynı markanın dolgunlaştırıcı maskarası ile birlikte.

"DDF"
Hassas ciltler hariç tüm lekeli cilt tipleri için yüz ve vücutta kullanılabilecek bir temizleyici. Cildi canlandırma, aydınlık bir görüntü verme ve pürüzsüz bir cilt yapısı oluşturmaya yardımcı olma gibi güzel özellikleri var.

"BIODERMA"
Bioderma Sebium AKN Krem
Siyah nokta eğilimli ciltler için günlük arındırıcı bakım kremi. Ben de kullanıyorum ve oldukça da memnunum.


Read more( Daha fazlası için): http://bakimliyimbakimlisinbakimli.blogspot.com/2013/04/dermobakimcom-isbirligi-ile-tam-7.html#ixzz2RtgYTV2G
Follow us: @bakimliblog on Twitter | BakimliyimBakimlisinBakimli on Facebook

26 Nisan 2013 Cuma

Parfümevi

Merhaba,

Aylardır bloglarda dönen parfümevi tanıtımları oldukça ilgimi çekiyordu. Daha önce birçok markanın açık parfümünü denemiş olan, açık parfümlere karşı önyargı taşımayan biriyim. Tanıtımların neredeyse %100'lük bir kısımdan olumlu yorumlar okuyunca içten içe bir "Hadi canım, o kadar da değildir!" desem de denemeye karar verdim. 


Orijinal parfümlerin linklerine tıklayınca site sizi açık versiyona yönlendiriyor. Bu sayede acaba hangisi şu hangisi bu diye aramaya gerek kalmıyor. Aslında Marc Jacobs-Lola ile Outspoken By Fergie'yi almaya niyetlenmişken 3 ürün alımında kargo bedava olunca herkesin çok övdüğü DKNY-Be Delicious'u da alayım dedim. 3 ürün toplamda 35 tl tutarken kargo bedavaya geldi. 


Sipariş verdiğim günün akşamına ürünler kargoya teslim edildi. Sabırsız bir insan olarak parfümevi'nin bu hareketine 5 yıldız 10 puan benden! 



Ürünleri kullandığım diğer açık parfümlerle kıyaslayacak olursam:

  • Diğer açık parfümlerde istisnasız olarak baskın olan o alkol kokusu kesinlikle bu ürünlerde yok.
  • Kullandığım diğer parfümlerde tenime gelen ürün yapış yapış yağlı bir his verirken bu parfümlerde böyle bir yağlılık hissi yok.
  • Açık parfüm kullanmaktan nefret ettiren beyaz kıyafette sarı lekeler bırakma sorununu bu parfümlerde yaşamadım. 
  • Foş foş foş hiç çekinmeden sıktığım diğer açık parfümler 1 saat içinde etkisini yitirirken parfümevi parfümleri buram buram olmasa da ertesi gün dahi kokusunu kaybetmedi. Hatta duştayken bile kokusunu hissettim. Sanırım saçıma gelen üründen ötürüydü bu his. 
  • Ürünün kapak kısmı diğer markalardan 1-0 önde zaten! Gönül rahatlığıyla çantaya atıp çıkmalık! Akma derdi yok.
  • Şişe tasarımlarının diğer markalardan çok önde olduğu su götürmez bir gerçek zaten.



İlk etapta bu kadar beğeneceğimi hiç düşünmemiştim. 

Orijinalleriyle karşılaştıracak olursam:

Marc Jacobs-Lola daha önce orijinalini kullandığım bir parfümdü. Lola sıkıldığında ağır bir kokuyken zamanla hafifleyip güzelleşiyor. Loca ise o ilk baştaki ağır kokuyu taşımıyor. Orijinaline göre daha hafif ki ben bu kokuyu bu halde daha çok sevdim.



İkinci olarak Outspoken By Fergie yi seçtim. Orijinaliyle birebir diyebilirim. Kesinlikle çok karakteristik bir koku! Parfümevi ismi ise Ottawa.



Son olarak her zaman merak ettiğim ama hiç deneme şansı bulamadığım DKNY-Be Delicious ı seçtim. Parfümevi'ndeki ismi Belinda Mod olan bu parfüm dünyanın en güzel kokusu filan olmalı. Orijinalini denemediğim için benzerliğini bilmiyorum. Fakat Belinda Mod'u her kullanışımda hık diye nefessizlikten gideceğim diye korkuyorum, kendimi koklaya koklaya bitiriyorum. Müthiş bir koku. Çiçek bahçesi edasında geziniyorum bu kokuyu her sıkışımda.


Bundan sonra kesinlikle başka açık parfüm markalarına yanaşacağımı dahi düşünmüyorum. En azından parfümevi kapanana dek bu durum böyle sürecek. Site üzerinden baktığımda Hatay, Osmaniye, Kastamonu, İstanbul ve Aydın'da bayilikleri olduğunu gördüm. Umarım en kısa zamanda bayiliklerini çoğaltırlar. Bundan böyle daimi müşterileri olarak bu dileğim çok samimice ^.^


Bu arada bloglarda görüp görüp meraklandım demiştim ya hani. Bir diğer merakımı uyandıran yorumlar da ekşisözlük'teydi. Bir ürün satın almadan önce Ekşisözlük yorumlarını okumayı ihmal etmiyorum.

Sevgiler.

18 Nisan 2013 Perşembe

Pastel New Year Glitter 313

Pastel'in geçen yıl yılbaşı için çıkardığı "new year glitter" serisinin 313 numaralı ojesini, gözüme oldukça sevimsiz görünen Essie-Power Clutch'ın üstüne 2 kat olacak şekilde sürdüm. 

Pastel 313 tek başına sürülmek istenirse 3 kat uygulanmalı. 3 kat oje mi olurmuş ya diyenler için tek kat siyah, zümrüt yeşili, koyu gri gibi renklerin üzerine 1 kat yeterli gelebilir.


Şeffaf bazda olsaydı açık renk ojelerle de güzel durabilirdi. 
Sim yoğunluğu&renklerin uyumunu çok sevdim.
Alınalı 1 yılı geçmesine rağmen ilk defa kullandım. Büyük hata!

16 Nisan 2013 Salı

Essie - Power Clutch


Herkese tipik bir Doğu Karadeniz havasından merhaba!
Hava böylesine iç karartıcı, yağmur böylesine heves kaçırıcıyken bugün allı, pullu, güllü, dallı oje günü olamazdı.


En az şu anki ruh halim kadar sevimsiz bir renk olan power clutch'ı süreyim dedim.
Tırnaklarıma yakışmasa da havaya ve ruh halime yakıştı.



Sevgiler.

11 Nisan 2013 Perşembe

Evde Saç Boyama / Akos-Gelincik Kırmızısı

Merhaba!

Saçlarını 16 yaşında direkt olarak çilek kırmızısına boyayan bir şahıs var karşınızda! Saç konusunda cesurum diyebilirim. Sadece küt-kısa kestirme fobim var geri kalan her şey serbest!

Boyama işlerine kızılın en uç tonlarıyla başlayınca bir daha da doğal rengime dönemedim. Zaman zaman dönmek istedim, ama olmadı. En son küçük bir ilçede (bu bahsettiğim köy kıvamında bir ilçe) öğretmenlik yapmaya başlayınca fazla dikkat çekmek istemediğimden doğal tonlara yöneldim. Saçımda kat kat kızıl boya olduğundan bu işi evde beceremeyeceğimi biliyordum. Neticede kendini bilen bir insanım :P Hoop cebimize de 2 kuruş para girince bas kafama açıcıyı koooför beey dedim. Ama saçlarımı sarı yap demedim... Kuaförden çıkıp sevgilimin yüz ifadesini görmem yetti de arttı artık her şeyin çok geç olduğunu anlamama. Doğal saç rengi (koyu kahve) isterken, resmen sarışın sarışın çıktım o tükandan! Sanırım doğal saç rengimin sarı olduğunu düşündü kuaför. Oysa ki ne Almanım ne de o cins bir varlık. Sarı saça boyanmak asla yapılmayacak şeyler listemin başındaydı oysa ki o güne kadar...

Derken günler günleri kovaladı. O saça 9 günden fazla tahammül edemedim. Koleston koyu kumralla yoluma devam edeyim dedim. O da sadık çıkmadı. 1 haftada resarışınlık yaşadım. Korkunç günlerdi. Bir süre daha kaderime boyun eğmeyi seçtim. (O süre 1 aydan fazla olamadı.)

2 ay kadar önce yetti gari diyerek Palette'nin sonbahar kızılına boyadım saçımı. "Ohhh" dedim aynaya bakınca. Resmen kendim olmuştum. Artık çirkin değildim. Her şey yaşasındı. Ama o da nesiydi? Kızılın lanetine uğramıştım. Ona sadakat göstermediğim için artık saçımı reddediyordu kızıl. 10 gün bilemedim 15 gün sonra saçlarım bir daha açıldı açıldı açıldı... Sadece diplerde 1 cm kızıllık kalmıştı. O ne çirkin bir görüntüdür! Karman çorman, içinde kızıldan kahveye her tonu barındıran ve yüzüme asla yakışmayan bir renk!
Ahanda böyle!


Belki ton farklılıkları olmasa birçok kişiye yakışacak bir renk bu üstteki. Ama o kişi ben değilim. Yüzüm aşırı derecede soluk görünüyor bu tonlarla. Hastalıklı gibi oluyorum. Ya kendi saç rengim olacak. Ya da kızıl.

Nitekim dayanamayıp tekrar kızıla boyadım biraz önce. Nasıl olsa artık çok çabuk akıyor. Akos'un çilek kırmızısına boyamaktı niyetim ama bulamayınca hemen hemen aynı görünen gelincik kırmızısını aldım. Boyayı saçımda 15 dk filan tuttum korktum pespembe bir kafam olacak diye. Dipleri bakırımsı oldu yine homojen bir boyama olmadı malesef. Ama sorun yok. Şu an gayet mutluyum ^.^

(Gün ışığında, gölgede)

(güneşte)

Bu boya saçımda ne kadar tutunabilir orası meçhul. Zira akos bir koleston değil kalite konusunda. Kızıl küstü orası kesin ama saçlarım da küserse o zaman yandım demektir! Boya üstüne boya boya boya boya... 

Neyse yazdıklarımı baştan okudum da biraz fazla abartmışım :p 
Sevinçtendir efendim sevinçten ^.^
Hoşçakalın.

7 Nisan 2013 Pazar

KPSS

Hiç bir harf grubu beni daha önce bu kadar yormamıştı.
Artık gözlerimi taşıyamıyorum.
O kadar yorgun, o kadar ağırlar ki...
Son 3 ay kala sınav sonucumun %50'sini belirleyecek bölüme daha elimi bile sürmedim.
Çünkü "alan sınavı" adı altında gelen saçmalığın deneklerinden biriyim!
Ne anlatacağını bilemeyen hoca çok.
Ama ortalıkta kitap yok, kaynak yok!


Uyuyamıyorum.
Bölük pörçük uykumun arasında bir de "Acaba kalkıp biraz daha çalışsam mı?" diye kendimle cebelleşiyorum.
Her gece rüyamda uzaktan eğitim dersi alıyorum.
Atanamamaktan çoook korkuyorum...
...

3 Nisan 2013 Çarşamba

Keşke...

Keşke saçlarımı bu kadar canlı kızıla çevirebilsem.
Kızıl küstü bana.
4-5 yıl üst üste her tonunu kullanıp kumrala kahveye dönünce kesin küstü.
Ama barış sağlamak için Garnier'in "sonbahar kızılı"yla bir dönüş yapmak istedim kendisine.
Ne yazık ki barış sağlayamadık.
2-3 yıkamada tekrar bildiğin kahverengi saçlara döndüm :(
Yıllar yılı kızılı günah keçisi yaptık.
Kızılın üstüne boya tutmaz dedik.
Kahverengi de tutmuyormuş ki.
Bak noldu şimdi?


Bu arada fotoğraftaki şahsiyetin saçlarının rengi kadar gürlüğü, dalgası, her şeyi çok güzel.

Bir aralar bir markanın çilek kızılı isimli bir boyasını kullanmıştım. Aynen böyle olmuştu saçlarım. Markayı hatırlamıyorum. Gören, duyan, bilen olursa söylesin lütfen. :(

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...